
Hiç aklıma gelir miydi
Takıldım kaldım ona
Bıraktım işi gücü
Mihrabım yere geçti
Bozuldu yuvamın mert sözü
Bir İzmirliye vuruldum
Tanısanız anlarsınız
Kapandı mevzu desem
Kuyruklu yalan olur
Anlatsam ağlarsınız
Nurlu değil düşüncesi
Adapsız makam şarkıları
Ağrılarıma köşe yastığı
Olmaz yine bir başkası
Nurlu değil düşüncesi
Ben düşlerine toz bezi
Tutturdum o diye illede
Yangında kül en güçlüsü
Sözlerini yazdım dinlerken geldi zaman bana ne hissettirdiğine... Tekrar tekrar dinleyene sonra bununla da yetinemeyip yazana kadar beni dürttüğüne göre bu şarkı bir şeyler çağırıştırdığı açık ve net sanırım.
İçim acıyor Sıla'nın da dediği gibi, mevzu kapandı diyorum da kuyruklu yalan. Hiç istemeden hem de hiç hiç hiç istemeden ve pek o kadar da farkına varamadan kaptırdım gittim birine. O biri ki bana defalarca hayır bunu yapma ben yanlış insanım dedi... Dinleyen kim...
Şimdi dertlerime eklediğim dertlerle bazen yüreğimi feci dayak yemiş yatarken bile canı yanan birine benzetiyorum. Nereye koysam ne yapmayı denesem canım yanıyor. Söküp atmalı diyor atamıyorum, her yakınlaşmamda tekrar kalbim deli gibi atıyor, düşüncelerim çığırından çıkıyor heyecanlanıyorum ve kaç aydır yaşanan onca kötülüğe rağmen bu ruh hali sonlanmıyor...
Bazen kendimi bitsin bitsin diye dövünürken yakalıyorum...
Başka biri de çözüm değil bu derde o başka birini acıtmaktan başka bir işe yaramayacakmış gibi gözüküyor başka birinin fikri bile. Bir de gel dese koşa koşa gideceğini bilirken, "demeyecek" diye düşünerek başkasıyla başlamak ne derece etik? Bunları yazarken bile kendi kendime acaba davranışlarıma mazeret mi uyduruyorum diye düşünüyorum...
Karman çormanım, acılarım var... İçimin düğümleri de ne zaman çözülecek kestiremiyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder