Paramparça bak kalbim
Gelmişim geçmişim...
Her parçası ayrı yerde.
Bıraktığın izleri silmişim, silmemişim
Bütün bunlardan sana ne?
Adil değil bak hayat hiçbirimize
Payıma düşen onca yara bere
Biraz huzur bir tebessüm olamadık ya biz bize
Eyvah eyvah
Yalan olup gidiyormuşsun
Beni ne çok seviyormuşsun
Sende benim gibi
Biraz aşk yorgunuymuşsun
Yalan olup gidiyormuşsun
Beni ne çok seviyormuşsun
Masalmışsın meğer
Bir varmış bir yokmuşsun
Ne doğru hepimiz aşk yorgunu değil miyiz? Yüreklerimizde öncekinden daha öncekinden daha daha öncekinden iyileştiğini sandığımız, bazen gerçekten iyileşmiş ama izi kalmış, bazense hala kanayan yaralarla başlamıyormuyuz yeni ilişkilere...
Temiz bir sayfa diye bir şey yok yalan o ben onu anladım... Her yeniyi önceki terübelerimizle değerlendirirken nasıl olabilir ki zaten? Onu da bir kenara bırakalım, her acımızı bir sonraki ilişkimizden çıkarmıyor muyuz? Çok mu bağlandık ve acı mı çektik bu kez ipler benim elimde olacak bağlanmayacağım sevmeyeceğim diye bir başkasını cezalandırmıyor muyuz?
Hal böyleyken günümüzün şarkısı da bu olsun kendimi içinden kurtarmaya çalıştığım döngünün de adı, aşk yorgunluğu...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder