28 Haziran 2013 Cuma

Ütopya

Herkes için farklı bir anlamı vardır hayatın. Herkes farklı yaşar çünkü hayatı. Ne kadar empatik olmayı arzu etsek de olamamamız her seferinde yanılmamız hep bu yüzden.

Bazen diyorum ki standartları olsaydı hayatın. Hani var gerçekten ama, onlar bizim tutturmak için kendimizi zorladığımız standartlar. Bize sunulan standart bir paket olsaydı diyorum.

Komünistim biraz sanırım :)

Ama demek istediğim ekonomik anlamda değil. Duygusal anlamda bir standardı olsa hayatın hiç fena olmazdı. Herkes ana baba sevgisi ile sevgi içinde bir çocukluk yaşayarak büyüse mesela. Hayatın standardı her çocuğa ailesinin her gün en az 1 saat kaliteli vakit geçirme süresi ayırması olsa. Afrika da dahi karnı tok uyumak standart bir durum olsa. Sevdiklerini sen belli bir yaşa gelene ve onlar da belli bir yaşı geçene kadar kaybetmemek standart olsa. Hiç bir çocuk annesiz babasız kalmasa. Sonra her çocuk iyi bir miktar özgüvenle doğsa, psikolojik sorunlar olmasa. Sağlam bir ruh hali standart paketin içinde gelse.

İnsan ömründe belli bir sayıda aşkı standart olarak mutlu mesut yaşasa, mesela 5 tane... Çok mu oldu, pazarlığa tabi, standart rakam üzerinde anlaşabiliriz :)

Evlenmek standart hayat sonucu olsa. Ama sevdiğimiz insanla, mesela en azından beşinci sevgilimizle, ah yine şu beş rakamı, evet dediğim gibi onu tartışabiliriz daha sonra:)

Mesela her isteyen kişinin en az 1 çocuğu olsa, bu da standart paket olsa, kısırlık diye bir sorun olmasa ama öte yandan da asla istenmeyen bir hamilelik de yaşanmasa...

Allahım bir sektörün kökünü kazıdım sanırım, hatta iki... Kısırlık tedavileri ve doğum kontrol yöntemleri.

Olsun o insanlara yeni meslekler buluruz. Zaten ütopyamda çalışmak isteyen herkes için standart, istediği ilde 2 oda 1 salon bir ev kiralayabilecek o evi insanca yaşamak üzere düzenleyebilecek ve minimum 1 çocuk demiştik değil mi, evet o bir çocuğu geçindirebilecek maaş çalışmasa dahi verilse.

Allahım, nasıl bir ütopya oldu ama! Seçim propogandası gibi...

Ya da cennet gibi !!