18 Şubat 2011 Cuma

Sensiz İstanbul'a Düşmanım _ Emre Aydın & Gripin

Kelimelerden alacaklı bir sağır gibi
İçimi döktüm bugün, yokluğunla konuştum
Tutsak gibi, bir enkaz gibi, kendim gibi

İçimden çıktım bugün, içimle konuştum

Yüzünü ilk kez gören bir çocuk gibi
Gördüm kendimi gördüm
Kırıldı ayna paramparça
Paramparça ne varsa kadınım
Yokluğunda kaç damla gözyaşı eder adın
Ne olur, gel, gel, gel,gel
Ben sensiz istanbul'a düşmanım.


Kestiğim ümitlerden yelkenler yaptım ama
Yokluğunda ne gidebildim ne de kaldım

Gerçek miydi tutunmaya çalıştıklarım
Hediye süsü verilmiş ayrılıklarım


Yüzünü ilk kez gören bir çoçuk gibi
Sustum, kendime kızdım
Kırıldı ayna paramparça
Paramparça ne varsa kadınım
Yokluğunda kaç damla gözyaşı eder adın
Ne olur, gel, gel, gel,gel
Ben sensiz istanbul'a düşmanım.



İstanbul... Aşk yaşamak için öyle şahane bir şehir ki hele bir de mevsim yazsa, o deniz, boğaz, kız kulesi, herşey ama her şey sizi aşka davet ediyor ve davete cevap verip sonra kırılınca... Ona düşman olmamak elde mi ki?

Yokluğu kaç damla göz yaşı eder? Ne kadar ağlasam bu yara diner?

Bir umutla beklediğim hayaller tutunduğum gerçekler birer birer silindi, yoksa gerçek değiller miydi? Peki neden hala ben onu gönlümden çıkartıp atamıyorum? Yok ama ben artık ne bu aşkın içinde kalabiliyorum ne de arkamı dönüp gidebiliyorum...

Allahım güç ver demekten başka da elimden bir şey gelmiyor... Allahım lütfen sen bana güç ver...

"Tanrım bana öyle bir ruh huzuru ver ki değiştiremeyeceğim şeylere dayanabileyim. Bana öyle bir güç ver ki değiştirebileceklerimi değiştireyim. Öyle bir akıl ver ki her iki durumu ayırt edebileyim." diye bir söz vardır sanırım bende ilki eksik, değiştirebilirim sandım başta uğraştım, didindim azmettim, baktım olmuyor; anladım, olmayacak ama kabullenemiyorum... Fiillerimle kabullendim bıraktım herşeyi sözüm ona ama yüreğimle kabullenemiyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder