26 Mart 2011 Cumartesi

Buzdan Şato

Herkes yalnızdır kendi buzdan şatosunda
Biri gelip duvarları eritsin ister
Herkes denizci fırtınalı okyanusta
Bir limana yelkenleri indirmek ister
Herkes bir savaşçıdır kendi savaşında
Birisi için gardını indirmek ister
Herkes yorgundur yaşamaktan bu hayatta
Dizine yatıp birinin uyumak ister

Ben çırılçıplak bir kadın karşında

Attım dertleri hep içime içime
En sonunda kaldım tek başıma
Koy gidelim saki koy kadehin içine
Vuralım bu gece bu şişenin dibine

Yastığımda hala ılık nefesin var
Yanımda olsan şimdi nasıl sevesim var
Herşeyi darmadağın edip gidesim var
Durmadan içiyosam bir sebebim var

Ben çırılçıplak bir kadın karşında

Attım dertleri hep içime içime
En sonunda kaldım tek başıma
Koy gidelim saki koy kadehin içine
Vuralım bu gece bu şişenin dibine

23 Mart 2011 Çarşamba

Acıyor

Mutsuzlukdan söz etmek istiyorum
Dikey ve yatay mutsuzluktan
Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun
Sevgim acıyor

Biz giz dolu bir şey yaşadık
Onlarda orada yaşadılar
Bir dağın çarpıklığını
bir sevinç sanarak

En başta mutsuzluk elbet
Kasaba meyhanesi gibi
Kahkahası gün ışığına vurup da
öteden beri yansımayan
Yani birinin solgun bir gülden kaptığı frengi
Öbürünün bir kadından aldığı verem
Bütün işhanlarının tarihçesi
sevgim acıyor

Yazık sevgime diyor birisi
Güzel gözlü bir çocuğun bile
O kadar korunmuş bir yazı yoktu
Ne denmelidir bilemiyorum
sevgim acıyor
Gemiler gene gelip gidiyor
Dağlar kararıp aydınlanacaklar
Ve o kadar

Tavrım bir çok şeyi bulup coşmaktır
Sonbahar geldi hüzün
İlkbahar geldi kara hüzün
Ey en akıllı kişisi dünyanın
Bazen yaz ortasında gündüzün
sevgim acıyor
Kimi sevsem
Kim beni sevse

Eylül toparlandı gitti işte
Ekim filanda gider bu gidişle
Tarihe gömülen koca koca atlar
Tarihe gömülür o kadar


Turgut UYAR

21 Mart 2011 Pazartesi

İçimi döktüm diye...

İçimde gereksiz yersiz sonunda beni üzeceğini, hatta üzmek ne kelime derbeder edeceğini bildiğim bir istek var. Aramak istiyorum onu, içimdeki şeytan diyor ki arkadaş bile değilsiniz ne kaybedebilirsin!!! Aramak da değil aslında karşısına dikilmek istiyorum sarılmak istiyorum...
Çok özledim manasız bir şekilde benim için belki de hiç bir şey hissetmemiş ve hissetmeyecek bir insanı ben çok çok çok çok özledim...
Allahım ne vardı ne olurdu bir arada olabilseydik...

Ne vardı diyorum ah ne vardı,
Şu kaldırımda resmin olsaydı,
Eğilip öperken ben görenler
Varsın dileniyorum sansaydı...

20 Mart 2011 Pazar

Boğaziçi _ Kenan Doğulu


İndirime girmiş eşyalar kadar sezonluk iklime bağlı
İndirgenmiş cezalar kadar suçlu bi o kadar güçlüyüm şimdi
Şimdi bugünse aşk dedi bir gün birisi
Boş bulundum
Yine omzumdan burkuldum

Bakıştık tanıştık yattık daha ilk gece
Namussuzluk ettik yetirmedik ağladık olmadı
Güne dönmeye çalıştık olmadı gitti

Kara bir tren gibi sessizce yine terk ettik aynı garı
Mutluluk fonda kaldı
Karlı meteorlu korkulu bir dekor yarattık yok
Saat farkımız çok
Umduğumdan daha da çok
Çok


Orası istanbul a uzak kaldı
Gerçi istanbulda kozmopolit depresif yaşama sevinçliği yorgun bir tarih sahip
Ama yetmedi
Burda kalmasına yetmedi istanbul
istanbul ilk defa mağlup ayrıldı kendi sınırlarında aşktan

Aşk şehri Parismiş bir kez daha kanıtlandı
O ırak diyarlara çok büyük elçi talihlere cevher
Astığı astık kestiği kestik dediği dedik baskın kadın
Ayrılığa ağlardın peki ne oldu
Ben ırak diyarlara büyük idealist
Tahminlere büyük mücevher
Yandığı yandık kestiği kestik dediği dedik gurur adam
Ayrı kaldık ayrılık aldık ayrılık verdik
Apayrı iki insandık apaçık ortada kaldık

Evel zaman içinde
Kalbur saman içinde yalan bir aşk yaşarmış Boğaziçinde

Ben hiç bir şeyi bilemez oldum
Aramak ister arayamaz oldum
Aşktan ölür midesi kazınır dilim ekmeye öz suyunu kurutur oldum
O
Belli ki verdiği kararın arkasında durmayı bilen o
Belki zorlanan ama iyi bilen ama neyi bilen

Boşa seviştik boşa savaştık boşa kürek çektik yanıldık, yine yanıldık
Çoku bölüştük yoka dönüştük ayrıldık daha ilk gece
Elimize ne geçti monalizanın üzgün tarafı
Elimize ne geçti monalizanın mutlu tarafı
Peki elimize ne geçti ağlarken gülmeyi becerebilen bir Palyaço maskesi
Peki elimize ne geçti
Kırık dökük anılar
Van Gogh sarı çiçeklerini bile çizmemişki
Elimize ne geçti
Elimize sadece yok geçti

Evel zaman içinde
Kalbur saman içinde yalan bir aşk yaşarmış Boğaziçinde

Öyle büyük ki ağrım horon tepseler ağlıyorum
İnanki elimi kolumu zincirledim
İnanki sustuklarımı sen izi vermedin diye boğazımda cümleledim
Artık telefon beklemiyorum
Artık telefon etmiyorum
Çünkü biz artık olduk tabakta kaldık günah olduk yazık olduk
Biz senle biz senle iki ayrı olduk
Ben seni susacak kadar ben sana susayacak kadar
Ben seni beni susturacak kadar sevdim
Öyle büyük ceza ki bu ikimize iyiliğimiz için kestiğim
Artık Afrikadakiler yaşar biz ölürüz


Evel zaman içinde
Kalbur saman içinde yalan bir aşk yaşarmış Boğaziçinde
Evel zaman içinde
Kalbur saman içinde yalan bir aşk yaşarmış Boğaziçinde

19 Mart 2011 Cumartesi

GECE NÖBETI

Daha az seviyorum seni..
Giderek daha az..
Unutur gibi seviyorum..
Azala azala..
Aramızdaki uzaklığın karanlığında..

Geceler kısalıp..gündüzler uzuyor öyle olunca..
Daha az seviyorum seni..
Kendini iyileştiren bir yara gibi..
Daha az..
Ve zamanla..

Sen geceyi tutuyorsun..ben nöbetini..
Uzak dağ kışlalarında..
Görmüyoruz birbirimizi..
Usul usul sis iniyor..
Kopmuş yollara..
Işığı hafif..uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin..
Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda..
Sevgilim sevgilim
Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da..

Artık daha az seviyorum seni..
Unutur gibi..ölür gibi daha az..
Yeniden ödetiyorum kendime
Onca aşkın öğretemediğini..
Kolay değildi..
Yalnızca sevgilimi değil.. Evladımı da kaybettim ben..
Kaç acı birden imtihan etti beni..
Bir tek gece vardır insanın hayatında..
Ömür boyu sürer nöbeti..
Bu da öyleydi..
İyi ol..
Sağ ol..
Uzak ol..
Ama bir daha görme beni...

Murathan MUNGAN
AVEA BlackBerry® Servisi ile gönderildi.

18 Mart 2011 Cuma

Sevenler Anlar _ Celik

Nasil sevdim seni sevenler anlar
Severken ayrilan cekenler anlar

Halimi bir turlu anlatamadim
Icim ezildi icim care bulamadim
Aradim olmadi sordum olmadi
Severken ayrilan cekenler anlar

Yok iste yok hersey yalan...
Gozler yalan sozler yalan...

Halimi bir turlu anlatamadim
Icim ezildi icim care bulamadim
Aradim olmadi sordum olmadi
Severken ayrilan cekenler anlar

Celik
AVEA BlackBerry® Servisi ile gönderildi.

14 Mart 2011 Pazartesi

Ben Sana Mecburum

ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum

büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum

ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
bu şehir o eski istanbul mudur
karanlıkta bulutlar parçalanıyor
sokak lambaları birden yanıyor
kaldırımlarda yağmur kokusu
ben sana mecburun sen yoksun

sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
insan bir akşam üstü ansızın yorulur
tutsak ustura ağzında yaşamaktan
kimi zaman ellerini kırar tutkusu
bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
hangi kapıyı çalsa kimi zaman
arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu


fatih'te yoksul bir gramofon çalıyor
eski zamanlardan bir cuma çalıyor
durup köşe başında deliksiz dinlesem
sana kullanılmamış bir gök getirsem
haftalar ellerimde ufalanıyor
ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
ben sana mecburum sen yoksun


belki haziran'da mavi benekli çocuksun
ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
belki yeşilköy'de uçağa biniyorsun
bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
kötü rüzgar saçlarını götürüyor


ne vakit bir yaşamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin


Atilla İlhan

Deli Gönlüm _ Sezen Aksu

Ele avuca sığmazdı deli gönlüm
Bir zamanlar neredeydi şimdi nerde

İster güneş ol yak beni
Yağmurum ol ağlat beni
Aklım başka duygularım başka yerde

Bir deli rüzgar savurdu beni böyle
Bu mutlu tutsak benim altın kafeste

İster güneş ol yak beni
Yağmurum ol ağlat beni
Zincirleri yüreğimin artık sende

Yok ağlatmaz asla beni bir gün ayrılık
Pişmanlığım nefret olmaz öfke olmaz
Senden daha acı bir hasret bulunmaz


İster güneş ol yak beni
Yağmurum ol ağlat beni
Aklım başka duygularım başka yerde

İster güneş ol yak beni
Yağmurum ol ağlat beni
Zincirleri yüreğimin artık sende

Benim acılarım gerçekten ne nefret oluyor ne de öfke. Böylesi de sağlıklı değil biliyorum. O acının öfke olması nefret olması lazım ki insan soğusun sonra da unutsun. Ama ben yaşananları tertemiz tutma, koruyamadığım ilişkimden vazgeçmek zorunda kalmışken hiç değilse anılarını koruma derdine o kadar düştüm ki ne kendim bir laf söylüyorum ona ne de başka birilerine bir laf söyletiyorum. Böyle yaşayıp gidiyoruz...

Bu davadan bu can sağ çıkar mı inanın ki bilmiyorum.

Vurulduk _ Sertab Erener

Ne çok hata yaptık ne çok hırpalandık
Kırık dökük hayatlarımız lekeli...
Ne renk ne ışık var
Her şey ne kadar ortalama...
 
Yazık yazık yazık...
Yazık oldu...
 
Vurulduk ince ince
Ayrılıklara bölündük.
Farketmedik senelerce
Yalnızla yürüdük...

Yazık Oldu _ Candan Erçetin

Yazık oldu,bize yazık oldu
Sebep yokken biz ayrı düştük
Nasıl kandık boş masallara

Neler oldu,bize neler oldu
Eleleyken biz koparıldık
Nasıl kapıldık sarhoş rüzgarlara

Ne olursa olsun
Sen benim tek hayalim
İçimde kor ateşsin


Kim olursa olsun
Yalnız seni bekledim
Unutmadım sevdiğim


Hayat yoluna koysun
Yıktığı her hayali
Kırılan her yüreği

Düşler bizim olsun
Yangınların izini
Aşklar siler sevdiğim

Yazık oldu,bize yazık oldu
Çok severken biz hırpalandık

Nasıl kandık boş masallara

Olan oldu, bize olan oldu
Farketmeden biz yaralandık
Nasıl kapıldık sarhoş rüzgarlara

13 Mart 2011 Pazar

Aşk

Yalnız Olanlara;

Aşk bir kelebek gibidir,peşinden koştukça hep
senden kaçar..

...En iyisi bırak uçsun, inan ki hiç beklemediğin bir
anda gelip omzuna dokunu verir...

Aşk mutlu eder, bazen de üzer ama aşk
özeldir, aşkını hak eden birine sunarsan eğer..”


Sevgilisi Olanlara;

Aşkın amacı birileri için
"mükemmel insan"
olmak değildir,

Seni mükemmelliğe en çok
Yaklaştıracak insanı bulmaktır..

Çapkınlara;

Sevmediğin birine asla "seni seviyorum" deme..

İçinde olmayan duygulardan varmış gibi söz etme..

Kimsenin hayatına kalbini kırmak için girme..

Sevgi dolu bakan gözlere asla yalan söyleme,
çünkü birine verebileceğin en büyük acı,
Aşık olmadığın birini kendine aşık etmektir...

Evli Olanlara;

Seven insan "senin hatan" yerine
"özür dilerim" diyendir...
"neredesin“ yerine "ben buradayım“
diyendir.. "nasıl yaparsın" yerine
"niye yaptığını anlıyorum" diyendir..

ve aşk "keşke" yerine daima
"iyi ki"diyendir...

Kalbi Kırık Olanlara;

Kalp yarası siz kanatmaktan vazgeçinceye
kadar sürer ve ilacı bu acıya alışmak değil,
ondan ders çıkarabilmektir.

Aşık Olmaktan Korkanlara;

Aşka düş ama tökezleme,anla ama
bekleme, paylaş ama isteme, yaralan
ama asla acıyı içinde büyütme...

Sevdiğini Fazla Sahiplenenlere;

Sevdiğinin bir başkasıyla mutlu
olduğunu görmekten daha acı bir şey
varsa,o da sevdiğinin seninle mutsuz
olduğunu görmektir..

Aşkını İtiraf Etmeye Çekinenlere;

Sevdiğinden ayrılınca aşk acı verir,
sevdiğin seni terk edince daha da çok
acı verir ama en acısı, onu ne kadar
Sevdiğini bilmesine hiç fırsat vermemektir..

Dönmeyecek Birini Hala Bekleyenlere;

Hayatın en hüzünlü anı, deli gibi sevdiğin
insanın buna hiç değmediğini gördüğün
andır ve en büyük kaybın onun için
harcadığın yıllardır...
Senin aşkını şu gün hak etmeyen,
bil ki 10 sene sonra yine hak etmeyecektir...
Bırak, gitsin...

Müşfik Kenter

Çok katılarak paylaştığımı söyleyemeyeceğim bu yazıyı aslında ama yine de bir bakış açısı ve benim kendi bakış açımın benim burnumu b.ktan çıkartmadığı düşünüldüğünde yeni bakış açıları dinlemekte öğrenmekte fayda olduğu yadsınamaz sanırım.

Ben biraz yalnızlara birazda sonda bahsi geçen dönemeyecek birini hala bekleyenlere gidiyorum sanırım. Yalnızlara verilen öğüdü çok acınası buldum. Kaç defa omzunuza bir kelebek kondu ki bunun olma ihtimali yüzde kaçtır? Kelebeği kovalamazsanız asla gelip de omzunuza konmazki... Bunu beklemek saçmalık kanımca ama verilmek istenen mesajın daha optimist olduğunu varsayalım teşbihte hata olmaz diyip geçelim. Son olarak dönmeyecek birini bekleyenlere verilen tavsiye ise son derece yüzeysel değil mi? Ama belki de dünya yüzeysel bir mantıkla işliyordur ve acı çekiyor olmamızın nedeni dünyanın düzeni kadar yüzeysel olamayışımızdır. Neden olmasın....

Unutulmuş muydum _ Metin Özülkü


İclâl AYDIN & Metin ÖZÜLKÜ (Unutulmuş muydum?) Ms_Elfaba

"Gittin....
Sen bana gitmek için gelmiştin...
Geride yavaş yavaş eriyen bir kurşun bıraktın;
Bıraktığın şekilden çok daha başkasına bürünen
Ve bir daha asla eskisi gibi olamayacak kurşun…


Gerçekten; bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmadı…"

Kısa bir hüzünden sonra;
Geldim geri döndüm sana...
Seviştin mi değiştin mi
Beni yeni bir umutla?

Kim bilir kimler aklını çeldi,
Gördüğüne sevinmedin mi beni?
Kim bilir kimler aklını çeldi,
Gördüğüne sevinmedin sen beni...
Üç günlük ayrılıkta neler;
Neden değişti?

Unutulmuş muydum;
Alışıyor muydun;
Yavaş yavaş yokluğuma...
Beklenmiyor muydum,
Kalbini mi yordum;
Bunca iş güç arasında..

"Bir gün; beni nasıl paslı bir makasla,
Nasıl derinden budayıp gittiğini fark ettim...
Yeni bir filiz veremeyecek kadar derindi kesip attıkların;
Sensizlikle oluşmuş hastalığıma senin bile çare olamayacağını,
Benim için artık çok gecikildiğini anladım...
"

Söyle bari son söz olsun;
Kızmam bundan sonra sana...
Dostuz artık geçmiş olsun;
Anlat saklama ne varsa...


Kim bilir kimler aklını çeldi,
Gördüğüne sevinmedin mi beni?
Kim bilir kimler aklını çeldi,
Gördüğüne sevinmedin sen beni...
Üç günlük ayrılıkta neler,
Neden değişti?

Unutulmuş muydum,
Alışıyor muydun,
Yavaş yavaş yokluğuma?
Beklenmiyor muydum,
Kalbini mi yordum;
Bunca iş güç arasında...

Koza kelebeği bilmez

Hayatını çekingen biri olarak yaşama dostum.Çık arenaya,eleştirileri unut,sana verilen günlerin armağanıyla özgürce ve büyük oyna.Hayat kısa,yıllar tıpkı sıcak kumsalda parmaklarının arasından akan kumlar gibi çabucak kayıp gidiyor.Sen parıldamak,yeteneklerini gün ışığına çıkarmak için yaratılmışsın.Hayatta birtek başarısızlık vardır ,o da denememektir... En büyük başarısızlık,en yüce oyunu oynamak istememek,seni ürküten yerlere doğru yürümemektir..."

Robin Sharma

7 Mart 2011 Pazartesi

Aklimin Dur Dedigi Yerde Duramadim

Söylenmemiş sevgilerde
Açılmamış şarapların tadı var

Geceler senden önceydi
Şafağı gördüm sende
Tutkulu duyguların yansıyan ışığıydı
Parlayan gözlerinde

Yasaklar davet gibi çağırdı olmazlara
Her zaman hep sana yöneldi duygularım
Aklımın dur dediği yerlerde duramadım
Yasaklar davet gibi çağırdı olmazlara

Çıkmazlar sokağında hep seni sabahladım
Olmazı olur sandım
Yoruldu umutlarım

Tutku, duygularımın yansıyan ışığıdır
Parlayan gözlerimde…

Yildiz Kenter
AVEA BlackBerry® Servisi ile gönderildi.

Black Swan (Siyah Kuğu)

Film ile ilgili agir spoiller icerebilir ya da icermeye de bilir yazmadan bilemeyecegim ama bu ihtimali goz onunde bulundurarak okumaya devam etmenizi tavsiye ederim.

Bale... Ne kadar naif kibar ve estetik buldugumuz bir dans oyle degil mi.n cocuklarimiz oldugunda ana okulunda yuvada yada ilk okulda kurslarina gondermek gosterilerini izlemek isteyecegimiz bir aktivite...

Filmi izledikten sonra iste insan oyle dusunmeye devam edemiyor. Parmak ucunda, parmak ucuna kalkarak degil' bildiginiz parmak ucunda yurumek dans etmek nedir? Fizyolojik olarak bu nasil mumkun olabilir?

Filmde kizin alistirma yaparken parmak ucunda ters bir hareket yapip tirnagini catlattigi sahne zaten her seyi anlatmaya yetiyor. Ve buna ragmen devam ediyor; nasil bir hirssa...

Kasilan adelelet; yara icindeki ayaklar; o parmak ucunda vucudu kaldirabilmek icin igne iplige donmus bir beden; anoreksik bir yapi; dans disinda hic bir seye yer birakmamis bir hayat... Bosa gecmis yasanmamis yillar ve karsiliginda edinilmis tonlarca hayal kirikligi...

Butun bu kosullar altinda bir anda onunuze hayatinizin firsatinin ciktigini dusunsenize... Bas rol? Kim olsa cildirirdi herhalde... Bu derece degil ama bir miktar mutlaka...

Zannedilmesin ki kizcagizi yeriyorum hepimiz cilginligin bir tik otesinde yasamaktayiz zaten. Sorunlarimiz olup icinden cikamadigimiz her seferinde kiyisindan donuyoruz. Hayat normal bir ruh haliyle yasamak icin fazla komplex.

Onemsedigimiz seyler degil midir bizi delirten; cilginlik safhasina surukleyen? Ben kendi adima kariyerimi onemsiyorum ama benim icin beni cildirtabilecek oncelik degil kariyerim; mutlu bir birlikteligim; ask oldugu zaman ucunda gozumu kirpmaksizin feda edebilirim...

Bu kadar degerli bir seyi feda edebilecek olcude bir baska seye deger verdiginizde... Iste o zaman yikimin ilk sarsintisini siz baslatmis oluyorsunuz.
AVEA BlackBerry® Servisi ile gönderildi.

5 Mart 2011 Cumartesi

Adam _ Sibel Alaş

Sevipte söyleyemediğim şarkılar var
Bir dizesini asla hatırlayamadığım şiirler
Keşke,keşke o ben olsaydım dediğim hikaye kadınları
Düşlerim var...
Uyandığımda yalnızca başını hatırladığım,
Ve asla sonuna kadar görmeyi beceremediğim
Bir adam var düşümde,tam dokunacakken uyandırıldığım
Bir adam,sonumuzun ne olacağını hiç öğrenemediğim
Düşümde bir adam var,benim mi bilemediğim
Bir adam var diyorum,düşünüp düşümden ayrı kaldığım...

Durup da söyleyemediğin adımsa
Gizli kapaklı
Sevda türküleri tuttursam da ben
Telli duvaklı, yanıma
Korlar mı adam seni?
Koparıp acıtmazlar mı beni?
Nafile yanar elim dudağım
Seni bana yar ederler mi?

Yanıma korlar mı adam seni?
Koparıp acıtmazlar mı beni?
Nafile yanar elim dudağım
Seni bana yar ederler mi?

Yağmur bulutu unutursa
Dalında çiçeği kurutursa
Yar benden utanırsa
Düşündüm düşümden ayrı kaldım

3 Mart 2011 Perşembe

Kalple düşünmek

Duygularımı alıp bir kafese koymak istiyorum hatta kafes bile delikli olur vakumlu bir kutuya koymak istiyorum onları ve asla çıkamasınlar dışarı bana bulaşamasınlar... Ben de beynimle düşünüp beynimle kararlar almaya başlayabileyim sonunda...
Yazık günah bu bedene, aklımla doğruluğunu bildiğim ve aldığım kararları uygulayamıyorum, çünkü öte yandan benim zavallı kalbim de kendine göre bir yorum yapıyor, beynimin bir köşesinde devamlı konuşuyor baskı yapıyor.
Yazık gerçekten çok yazık. Gerçekleri bilip karar veremiyorum. Verdiğim sözleri de tutamıyorum.
Ne olacak benim bu halim sevgili günlük:) Dua et biraz akıl fikir ihsan etsin bana allah!!!!

2 Mart 2011 Çarşamba

Susmak

Cok sey var aslinda soylenebilecek, yuzune vurulabilecek kanitlar ve bir suru isyan belki... Ama...
Insan bazen neden susar? Sadece incitmemek icin mi? Yoksa gunun birinde inanmis gibi gozukmenin isine gelecegini mi dusunur? Burda da mi benciliz acaba? Bencilligimize sevgiden acima duygusundan kisveler mi giydiriyoruz?
Bugun ona inanmadigimi inanmamaktan otesi yalan soyledigine dair delilleri ortaya koyarsam gerilen ipler yarin kopar korkusuyla bencil duygularla; o biraz daha hayatimizi suslesin diye susup; sonra da bencilligimize 'kiyamadigimdan, uzmek istemiyorum, utanmasin...' gibi sevgiden sefkat kisvelerini yalandan mi giydiriyoruz
Daha ilginci de su; acaba sonra bu samimiyetsizligimize kendimiz de mi inaniyoruz? Ben onun herseyine ragmen sevmistim onu derken, ben onu susacak kadar seviyordum derken, o kadar seviyordum ki bak bu kosullarda bile kiramadim derken ne derece samimiyiz? Bugun hic diye dusunuyorum...
AVEA BlackBerry® Servisi ile gönderildi.

1 Mart 2011 Salı

Mutlu Ol

zaman geçsin demek çözüm değilmiş
anladım
zaman artık su gibi akıyor
bir dönem geç zaman dinsin acım derken
şimdi zaman geçiyor bu acı neden yerinde sayıyor diyorum
geçmedi ama sanırım alıştım.
 
Yaşam durmayı bıraktı
Başkalarının seslerini de duyuyorum artık kendi hıçkırıklarımın yanında
kalbim avaz avaz bağırırken onu özledim diye
gözlerim tahammül edebiliyor artık başkalarını görmeye
insan içine karıştım yeniden
 
Ama gel gör ki geceleri ve rüyalarımda
Ben yine yalnızım
Gözlerimi kapattığımda
İçimde yine senin sızın
Sensizliğin canımı acıtmasına alıştım
Ama sensizliğe alışamadım
 
Ne yeni bir sevda peşindeyim
Ne de gidişinle ilgili beddualar içinde
Bir gün olsun gelsen hayallerine dalmış bir haldeyim ben
Bildiğin gibi değil ama
Bildiğin yerlerde
 
Sen beni hep gülerken hatırlıyorsun değil mi
Çünkü ben sana asla somurtmadım
Karşımda ne desen, sen bana son vedanı ederken bile
Yanımdaki varlığın engeldi somurtmama
 
Ben seni öyle sevdim ki
Gidişinin bana verdiği zararı sana söyleyemedim
Vicdanının sızlamasına içim razı olmadı benim
Hatıramı acı değil tatlı an istedim
Günün birinde farzı mahal cenazemde gelirsem aklına
Bir ihtimal o da...
Yüzündeki ifade tatlı bir tebessüm olsun dedim
Acı buruk bir his yerine
 
Sevdiğim, erkeğim...
Yaşa gönlünce ve mutlu ol emi
Bensiz demeye varmıyor dilim
Hala için için isterim ki birlikte mutlu olabilelim
Ama biliyorum ya uzak bir ihtimal
Her halukarda diyeceğim o yüzden sevgilim
Her halukarda çok mutlu ol isterim...

 
 
 
NOT: Bu ara duygularım taşma eşiğinde sanırım devamlı kendi yazdığım şiirleri paylaşıyorum...