Nasılsın nasıl gitti?
Alıştın mı sen de?
Rahat mısın artık İstanbul'da?
Evlenmişsin, nasıl oldu?
Bulabildin mi sonunda?
Hep anlattığın o meşhur huzuru
İyiyim ben
Hep aynı şeyler işte
Uyku hapları
Yalan dolan gülümsemeler
İyiyim ben
Hem sen tanırsın beni
Ne yapsam ne söylesem
O geç kalmışlık hissi
Son defa görsem seni
Kaybolsam yüzünde
Son defa yenilsem sana
Hiç anlamasan da
Son defa benim olsan
Uyansam yanında.
İnan pek yeni bir şey yok.
Biraz yaşlandım tabi
Seyrekleşti biraz saçlarım
Bir bitmeyen gece bıraktın
Ve üç nokta düşürdün
Belli etmedim ben pek, tenhalaştım
Şarkı o kadar iyi anlatıyor ki huzur diye diye aşkınıza sırtını dönüp giden adamı/kadını hala deli gibi sevmenin acısını...
içimde hep o geç kalmışlık hissiyle daha önce bir adım atsaydım şunu demeseydim şöyle düzeltseydim diye ilişkiyi kurtarma sonra başaramayınca herşey bitince de toparlayabilir miyim acaba hislerini, gel gitlerini...
Sol gözümde bir damla yaş ile yazıyorum bu satırları aynı şarkının da söylediği gibi geç kalmışlık hissine eşlik eden yalan dolan bir acı gülümsemeyle....
Allahım!!! Ben bir daha birini böylesine sevebilecek miyim?!?!? Böyle güçlü bir duygu yaşamanın dez avantajı da bıraktığı boşluğun büyüklüğü, insanı boşlu gibi ya dolmazsa düşüncesi de kahrediyor...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder