İnsan ömründe kaç kez güçlü duygular hissediyor bir karşı cinse. Aşk gibi, ama güçlü bir aşk. Öyle dün bir kıvılcımdı bugün kül şeklinde değil. Devamlı ondan bahsetmek isteyerek, normalde beğenmeyeceği tavırları bile en azından sempatik bularak, hiç bir kusur görmemek bir kenara, minicik güzelliklere hayran kalarak...
Ve böyle bir duygu yaşanırken bazen her şey elini kolunu bağlayabiliyor insanın. Yani... Adamın sevgilisinin olması gibi... Adamın sevgilisiyle evlilik planları yapması gibi. Bu ilginin aslında bu kadar olmasa da kısmen farkında olması ama hiç oralı da olmaması gibi. Veee daha da kötüsü birlikte iş yapma zorunluluğu gibi.
Şeytan diyor ki çek kenara. De ki;
"Bilmiyorum, belki biliyorsundur, belki tahmin ediyorsundur ama ben yine de söylemek istedim. Çok hoşlanıyorum. Öyle sıradan bir his olsa ya da gelip geçici bir şey inan şu an bu konuşmayı yapacak cesareti toplayamazdım zaten. Ama bence bu boyutta hisler içindeyken susarsam çok yazık, hiç bir şey söylemezsem hislerime haksızlık olacak. Söylemiş olmam ne değiştirecek... Muhtemelen hiç bir şey... Yani... Umarım değiştirir..."
Ama diyemem. Desem sonrasından suratına bakamam. Bakamazsam birlikte iş yapamam. Yani konuşamam....
Herşey üniversitedeyken zor sanardım. Görememek problemdi bence. Şimdi görmekten korkuyorum.
Yine üniversitedeyken konuşmaktan korkardım, görüyorum ki o zaman kaybedeceklerinle şimdiki çok farklı.
Adamın kız arkadaşının olması problem sanardım, evlilikle kıyaslandığında hiç bir şeymiş o da...
Büyüdükçe dertlerimiz de büyüyor, keşke hislerimiz biraz törpülense bari de daha çekilir olsa dertler... Ama malesef. His zenginiyim sanırım çok sık olmamakla birlikte her aşık olduğumda ayrı bir his derinliği içinde buluyorum kendimi. Kendi kendimi o aşkla yeniden yeniden yorumluyorum. Sonra o aşkların her biri acılarla benden bir şeyler götürüyor, eksilen parçalarımı tamamlamak için deli gibi kıvranıyor debeleniyorum. Sonunda tam geçti derken... Er ya da geç, ben şanslıyım ki genelde geç, yeni bir aşk çalıyor hınzırca kapımı.
Bu sefer tek bir ricam var. Bu sefer geç olmasın. Bu aşkı atlatmakta çok zorlanacağım. Moral desteğine ve belki de benim ayaklarımı yerden kesecek bir aşka ihtiyacım var ki kopmadan uzaklaşmadan -çünkü bunu yapamıyorum- uzaklaşabileyim, yaralarımı sarabileyim...
Tabi gönül ister ki nasıl bilmiyorum. Bu işler bir yerden geri dönsün. Tamamen tersine işlemeye başlasın. Herşey tersine dönsün ve o da bana cevap vermeye başlasın.
Acaba hayran hayran baksam mı gözlerimi kaçıracağıma? Salakça bir fikir oldu sanırım, ona bir şeyler anlatayım derken hepten herkes tarafından çakılmak istemem.... Nadiren omzuna falan mı dokunsam? Neye yarayacaksa :P
Sıkıntıdan patlayacağımmmm
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder